İsmail Atmanlıoğlu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir 26/12/2025
Özet
Son yıllarda muhasebe mesleğinde artan iş yükü, dijitalleşme ve mevzuat yoğunluğu, ofislerin operasyonel kapasitesini zorlamaktadır. Ancak birçok muhasebe ofisinin yaşadığı temel sorun iş eksikliği değil, tahsilat düzensizliği ve yanlış müşteri yönetimidir. Bu çalışma, muhasebe ofislerinde sık karşılaşılan tahsilat problemlerini analiz etmekte; müşteri segmentasyonu (A–B–C modeli) üzerinden sürdürülebilir bir ofis yapısının nasıl kurulabileceğini uygulamalı örneklerle ele almaktadır.
1. Giriş
Muhasebe mesleği, düzenli ve sürekli hizmet üretimi gerektiren bir meslek alanıdır. Buna karşın hizmet bedellerinin tahsilatı çoğu zaman düzensiz, gecikmeli ve belirsizdir. Özellikle “geç de olsa ödeme yapıyor” yaklaşımı, kısa vadede ofisi ayakta tutuyor gibi görünse de uzun vadede ciddi bir finansal ve psikolojik yıpranmaya neden olmaktadır.
Bu makalede, muhasebe ofislerinde yaygın olarak gözlenen tahsilat sorunlarının nedenleri incelenmekte ve bu sorunlara karşı sistematik bir müşteri yönetimi modeli önerilmektedir.
2. Muhasebe Ofislerinde Tahsilat Probleminin Görünmeyen Boyutu
Çoğu muhasebeci için sorun şu şekilde tanımlanır:
“İş var, mükellef var ama kasa rahat değil.”
Bu durumun temel nedenleri şunlardır:
- Hizmet bedelinin vadeli, giderlerin ise peşin olması
- Düzenli ödeme alışkanlığı olmayan mükelleflerle çalışılmaya devam edilmesi
- Boş personel kapasitesinin yanlış gerekçeyle korunması
- Yüksek ücretli ancak sürekli geciken müşterilerin “kaybedilmek istenmemesi”
Bu yaklaşım, ofisin nakit akışını bozmakla kalmaz; mesleki motivasyonu ve hizmet kalitesini de olumsuz etkiler.
3. En Tehlikeli Müşteri Profili
Sahada yapılan gözlemler göstermektedir ki, muhasebe ofisleri için en riskli müşteri grubu:
- Ücreti yüksek olan ,Sürekli gecikmeli ödeme yapan, Her ay “idare edilen” , mükelleflerdir. Bu tür müşteriler, ofisin zamanını, enerjisini ve finansal kaynaklarını orantısız şekilde tüketmektedir. Ücretin yüksek olması, bu kaybı telafi etmemektedir; aksine risk daha da büyümektedir.
4. A–B–C Müşteri Segmentasyonu Modeli
Ofis sürdürülebilirliği için müşterilerin aşağıdaki şekilde sınıflandırılması önerilmektedir:
A Grubu Müşteriler
- Ödemelerini düzenli yapan
- Hizmet–ücret dengesi sağlıklı olan
- İletişimi net ve saygılı mükellefler
Bu grup, ofisin büyümesini ve istikrarını sağlar.
B Grubu Müşteriler
- Zaman zaman gecikme yaşayan
- Fiyat hassasiyeti bulunan
- Disiplinle A grubuna dönüştürülebilecek müşteriler
Bu gruba net kurallar uygulanmalıdır.
C Grubu Müşteriler
- İki ay ve üzeri ödeme yapmayan
- Sürekli taksit talep eden
- Sürekli pazarlık ve mazeret üreten mükellefler
Bu grup, ofis için ciddi bir enerji ve kaynak kaybıdır.
5. Kritik Karar Sorusu
Her problemli müşteri için şu soru sorulmalıdır:
“Bu müşteri bugün ilk kez gelse, aynı şartlarla kabul eder miydim?”
Bu soruya tereddütsüz “evet” denilemiyorsa, mevcut çalışma ilişkisinin www.atmanliogludanismanlik.com yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
6. Asgari Tahsilat Kuralları
Sürdürülebilir bir yapı için aşağıdaki kurallar önerilmektedir:
- İki aylık ücret birikmesine izin verilmemesi
- Borç varken yeni ay hizmetine başlanmaması
- Taksitlendirme uygulamasının istisna, kural haline getirilmemesi
Kuralların olmadığı yerde istisnalar sınırsız hale gelmektedir.
7. Yeni Müşteri Kabulünde Filtreleme
Yeni mükellef kabulünde şu sorular net şekilde sorulmalıdır:
- Önceki muhasebeciyle neden yollar ayrıldı?
- Aylık muhasebe bütçesi nedir?
- Ödeme şekli ve günü net mi?
- Ek hizmetlerin ücretlendirmesi kabul ediliyor mu?
Bu filtreler uygulanmadığında, sorunlu müşteri kaçınılmazdır.
8. Sonuç ve Değerlendirme
Muhasebe ofislerinde tahsilat problemi, bireysel değil sistemsel bir sorundur. Ödemeyen veya sürekli geciken mükelleflerle çalışmaya devam etmek, kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede ofisin finansal sağlığını, mesleki saygınlığını ve çalışma huzurunu tehdit etmektedir.
Sonuç olarak:
Ödemeyen müşteri, müşteri değil risktir.
Anahtar Kelimeler
Muhasebe ofisleri, tahsilat yönetimi, müşteri segmentasyonu, nakit akışı, mesleki sürdürülebilirlik